İçeriğe geç

Kötümser düşünmenin anlamı nedir ?

Kötümser Düşünmenin Anlamı Nedir? Bir Günlüğün Sayfalarına Sığan Duygular

Kayseri’de soğuk bir kış akşamıydı. Penceremin kenarında oturmuş, elimde her zamanki kahverengi kapaklı günlüğümle dışarıyı izliyordum. Kar yavaş yavaş kaldırımları kaplarken ben yine aynı sorunun içinde kaybolmuştum: “Neden her şeyin kötü tarafını önce görüyorum?”

25 yaşındayım ve uzun zamandır yaşadığım her şeyi günlüğüme yazıyorum. Bazen birkaç cümleyle içimi döküyorum, bazen de sayfalarca duygularımı anlatıyorum. Çünkü içimde olanları saklamak bana hiçbir zaman iyi gelmedi. Mutluluğumu da yazıyorum, kırgınlığımı da, korkularımı da. O akşam yazdığım sayfa ise diğerlerinden farklıydı. Çünkü kendimde fark ettiğim bir düşünce biçimini anlamaya çalışıyordum: Kötümser düşünmek.

Bir Haberle Başlayan Büyük Hayal Kırıklığı

O gün aslında güzel başlamıştı. Sabah erkenden kalkmış, odamın sıcaklığında kahvemi içerken uzun zamandır beklediğim bir telefonun gelmesini umut etmiştim. Bir iş başvurusu yapmıştım ve o fırsatın hayatımda yeni bir kapı açabileceğine inanıyordum.

Telefon çaldığında kalbim hızlı hızlı atmaya başladı. O an yaşadığım heyecanı hâlâ hatırlıyorum. Ellerim biraz titremişti. Belki de aylardır beklediğim haber gelecekti.

Ama konuşma bittikten sonra içimde büyük bir boşluk oluştu. Olumsuz cevap almıştım.

İlk hissettiğim şey sadece üzüntü değildi. Kendime karşı büyük bir hayal kırıklığı hissettim. “Zaten olmayacağını biliyordum.” dedim içimden. İşte o cümle beni düşündüren nokta oldu.

Gerçekten biliyor muydum? Yoksa sadece kötü bir ihtimali en başından gerçek kabul ederek kendimi korumaya mı çalışıyordum?

Kötümser Düşünmenin Anlamı Nedir?

Kötümser düşünmenin anlamı, olayların ve geleceğin daha çok olumsuz yönlerine odaklanmak, kötü ihtimalleri gerçekleşmesi en muhtemel sonuçlar gibi görmektir. Kötümser düşünen bir insan çoğu zaman hayal kırıklığı yaşamamak için kendini önceden kötü sonuçlara hazırlar.

Ben de bunu uzun süre yaptığımı fark ettim.

Bir şey için heyecanlandığımda hemen arkasından bir korku geliyordu. Güzel bir plan yaptığımda “Kesin bir şey ters gider.” diye düşünüyordum. Yeni bir başlangıç yapmak istediğimde içimde küçük bir ses sürekli “Başaramayacaksın.” diyordu.

Aslında kötümser düşünmek sadece üzgün olmak değildi. Daha derin bir şeydi. İnsan bazen yaşadığı eski hayal kırıklıklarından dolayı geleceğe de aynı gözlerle bakmaya başlıyordu.

Benim için de böyle olmuştu.

Günlüğümde Kendimle Yaptığım Konuşmalar

O gece günlüğümü açtığımda eski sayfaları okumaya başladım. Geçmişte yazdığım cümlelere baktıkça kendimi daha iyi anlamaya başladım.

Bir sayfada şöyle yazmışım:

“Bir gün her şey yolunda giderse şaşıracağım.”

Bu cümleyi görünce uzun süre durdum. Çünkü fark ettim ki ben sadece kötü şeylerden korkmuyordum. Güzel şeylerin olabileceğine inanmayı da unutuyordum.

Bazen insan kendisini korumak için umut etmekten vazgeçiyor. Çünkü umut etmek, aynı zamanda hayal kırıklığı yaşama ihtimalini de beraberinde getiriyor.

Ama umutsuz yaşamak da insanın içindeki ışığı yavaş yavaş azaltıyor.

Kayseri’nin sessiz gecelerinde bunu çok düşündüm. Dışarıda soğuk bir hava vardı ama odamın içinde bambaşka bir mücadele veriyordum. Bir tarafım “Kendini koru, fazla beklentiye girme.” diyordu. Diğer tarafım ise “Belki bu sefer güzel olabilir.” diye fısıldıyordu.

Küçük Bir Değişimle Başlayan Farkındalık

Ertesi hafta kendime küçük bir söz verdim. Her olaya hemen kötü tarafından bakmamaya çalışacaktım.

Bu kolay olmadı.

Bir arkadaşım buluşma teklif ettiğinde bile aklıma ilk gelen şeylerden biri “Ya güzel geçmezse?” oldu. Bir projeye başladığımda “Ya başarısız olursam?” düşüncesi hemen ortaya çıktı.

Ama artık bu düşünceleri fark ediyordum.

Eskiden aklımdan geçen her olumsuz düşünceye inanıyordum. Şimdi ise kendime sorular sormaya başladım.

“Bunun gerçekten bir kanıtı var mı?”

“Yoksa sadece korktuğum için mi böyle düşünüyorum?”

“Daha iyi bir ihtimal de olabilir mi?”

Bu sorular hayatımı bir anda değiştirmedi ama düşüncelerimin beni yönetmesine izin vermemeyi öğretti.

Kötümser Olmak mı, Gerçekçi Olmak mı?

Uzun süre kötümser düşünmenin beni gerçekçi yaptığına inanmıştım. Sanki her zaman kötü ihtimalleri düşünürsem daha güçlü olacaktım.

Fakat zamanla fark ettim ki gerçekçilik ile kötümserlik arasında büyük bir fark vardı.

Gerçekçi olmak, hayatın zorluklarını kabul etmektir. Kötümser olmak ise daha gerçekleşmemiş kötü olayları olmuş gibi yaşamaktır.

Bir sınava hazırlanırken başarısız olma ihtimalini düşünmek gerçekçiliktir. Ama “Kesin başarısız olacağım.” diyerek çalışmayı bırakmak kötümser düşünmektir.

Bir ilişki yaşarken kırılabileceğini bilmek normaldir. Ama “Nasıl olsa herkes beni yarı yolda bırakır.” diyerek kimseye güvenmemek insanı yalnızlaştırabilir.

Bunu anlamak benim için çok değerliydi.

Kayseri’de Bir Sabah ve Yeniden Başlama Hissi

Birkaç ay sonra yine bir sabah günlüğümü açtım. Pencereden dışarı baktığımda şehir her zamanki gibiydi. İnsanlar işe gidiyor, sokaklarda hareketlilik devam ediyor, hayat kendi akışında ilerliyordu.

Ben ise içimde küçük ama önemli bir değişiklik hissediyordum.

O gün yeni bir başvuru yapacaktım. Eski ben olsa büyük ihtimalle daha başvurmadan “Zaten kabul edilmeyeceğim.” diye düşünürdü.

Ama bu kez farklıydı.

Kendime şunu söyledim:

“Olmayabilir. Üzülebilirim. Ama bu, denemeye değmeyeceği anlamına gelmez.”

Bu cümle benim için çok şey ifade ediyordu. Çünkü ilk kez kötü ihtimali kabul ederken iyi ihtimali de hayatımdan çıkarmıyordum.

İçimdeki Korkuyla Barışmayı Öğrenmek

Kötümser düşünmek tamamen yok ettiğim bir şey olmadı. Hâlâ bazen gelecekle ilgili endişeleniyorum. Hâlâ bazı geceler fazla düşünüyorum. Hâlâ kötü ihtimaller aklıma geliyor.

Ama artık onlardan kaçmıyorum.

Onları dinliyorum, anlamaya çalışıyorum ve sonra kendime başka bir ihtimal olduğunu hatırlatıyorum.

Çünkü insan sadece korkularından oluşmuyor. İçinde umut da var, cesaret de var, yeniden başlama gücü de var.

Ben bunu kendi günlüklerimde öğrendim.

Yıllardır yazdığım sayfalar bana şunu gösterdi: Kötümser düşünmek, insanın hayatındaki bütün gerçekleri göremediği karanlık bir pencereye dönüşebilir. Ama o pencereyi biraz araladığımızda içeriye ışık girmeye başlar.

Bugün hâlâ Kayseri’de aynı sokaklardan geçiyorum. Aynı gökyüzüne bakıyorum. Bazen endişeleniyorum, bazen heyecanlanıyorum, bazen de geleceğin ne getireceğini merak ediyorum.

Ama artık kendime daha farklı bir cümle kuruyorum:

“Her şey kötü gitmek zorunda değil.”

Belki hayat her zaman istediğimiz gibi ilerlemeyecek. Belki bazı kapılar kapanacak. Belki bazı hayallerimiz değişecek.

Ama bütün bunların arasında güzel sürprizlerin de bizi beklediğini unutmamak gerekiyor.

Çünkü bazen en büyük değişim, dış dünyada değil; insanın kendi zihninde başlayan küçük bir dönüşümle ortaya çıkar.

Okuyucularımıza “Kötümser düşünmenin anlamı nedir” konusunda faydalı bilgiler sunmaya çalıştık. Istanbulinn ekibi olarak bizi okumaya devam edin!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort https://ilbet.online/ www.betexper.xyz/ grandoperabet famecasino giriş
https://paylasimforum.com https://gimatic.com.tr https://solenenerji.com.tr Sitemap