Gerçek Oruç Kaç Gündür? – Edebiyat Perspektifinden Bir Keşif Oruç, kelime anlamıyla bir şeyden vazgeçme, uzak durma ya da kendini sınırlama eylemi olarak tanımlanabilir. Ancak bu anlam, çok daha derin ve katmanlı bir evrime sahiptir. Oruç, bir ritüel olmanın ötesinde, insan ruhunun çeşitli sınavlardan geçtiği bir yolculuktur. Aynı şekilde, edebiyat da bir tür oruçtur. Çünkü yazınsal dil, kelimeler aracılığıyla insanın iç dünyasına ve toplumsal yapılarına dair açtığı çukurların derinliklerinde gezinti yapmamıza olanak tanır. Oruç ve edebiyat arasındaki paralellik, kelimelerin gücünde gizlidir. Kelimeler, insanın içindeki boşlukları doldurur, duygusal açlıkları doyurur. Bir anlamın peşinden gitmek, onu bulmak ve bu arayışta bir şeylerden…
Yorum BırakŞehir ve Konfor Yazılar
Fişek Rampası Nedir? İnsan Davranışları Üzerine Psikolojik Bir Mercek Bir sabah, çocukluğumun geçtiği mahalledeki oyun alanına rastladım. Geçmişin izleri, zamanla solmuş olsa da bir şeylerin etkisini hâlâ hissedebiliyordum. O gün, orada yalnızca geçmişi değil, insan davranışlarını ve toplumla olan etkileşimlerini de düşündüm. Kimi anlar, duygusal patlamalar ya da insan davranışlarının en uç noktaları gibi gelir. Peki ya “fişek rampası” dediğimizde aklınıza ne gelir? Belki de çocukluk oyunlarındaki tepkiler, belki de çok daha büyük ve karmaşık bir anlam. Fişek rampası, basit bir mecra olarak, bir toplumda hızla yükselen, ardı ardına tetiklenen olgulara işaret edebilir. Ama psikolojik anlamda, bu kavramın insan davranışlarını…
Yorum BırakEngin Altan Düzyatan ve Özge Özpirinçci Ayrıldı mı? Pedagojik Bir Bakış Eğitim, insanın zihnindeki engelleri kaldırıp, potansiyelini açığa çıkarmasına olanak tanır. Bu yolculuk, sadece bilgi aktarmakla kalmaz; insanın kendisini keşfetmesine, dünyaya bakış açısını genişletmesine ve en önemlisi eleştirel düşünme becerilerini geliştirmesine de katkı sağlar. Öğrenmenin gücü, insanları sadece akademik anlamda değil, sosyal ve duygusal olarak da dönüştürür. Bireylerin yaşamlarında edindikleri deneyimler, onların dünyayı anlama biçimlerini şekillendirir. Bu dönüşüm, eğitim sürecinin önemli bir parçasıdır. Şimdi, toplumsal bir olay üzerinden eğitimle ilgili daha derin bir analiz yaparak bu sürecin izlerini takip edelim. Engin Altan Düzyatan ve Özge Özpirinçci’nin Ayrılığı: Toplumsal Bir Durumun…
Yorum BırakŞu Duvarı Badanalamalı mı, Badanalamamalı mı? Siyaset Bilimi Perspektifinden Bir Analiz Bir duvarı badana yapma meselesi, belki de herkesin hayatında bir kez bile olsa düşünmek zorunda kaldığı basit bir ev içi karardır. Ancak, işin içine biraz daha derinlemesine bakıldığında, bu sorunun aslında toplumsal yapılar, iktidar ilişkileri, ve kültürel normlarla nasıl iç içe geçtiğini görmek mümkün. “Duvarı badanalamalı mı, badanalamamalı mı?” sorusu, siyaset biliminin temel kavramlarıyla ilişkilendirildiğinde, bireylerin ve toplumların kararlarını, güç dinamiklerini ve sosyal katılımı nasıl inşa ettiğini gösteren bir metafor haline gelir. Bazen günlük yaşamda çok sıradan görünen kararlar, aslında birer toplumsal inşa, kimlik ve güç mücadelesi olabilir. Peki,…
Yorum BırakMütareke Dönemi Hangi Yılları Kapsar? Farklı Bakış Açılarıyla Bir Değerlendirme Konya’nın sakin sokaklarında yürürken, kafamda bir soru beliriyor: “Mütareke dönemi hangi yılları kapsar?” İşin doğrusu, tarihsel olaylara hem mühendislik hem de sosyal bilimler perspektifinden bakmak bazen kafa karıştırıcı olabiliyor. Bir yanda olayları somut veriler ve analitik bir şekilde incelemeye eğilimliyken, diğer yanda insanlık, duygular ve toplumsal etkilerle ilgili daha soyut bir bakış açısı da devreye giriyor. Bu yazıda, Mütareke dönemi üzerine farklı bakış açılarını ele alacak ve tarihin bu önemli dönemini hem duygusal hem de analitik bir biçimde inceleyeceğim. İçimdeki Mühendis: Analitik Bakış Açısı ve Zamanın Çerçevesi İçimdeki mühendis diyor…
Yorum BırakMetris Cezaevi Görüşüne Kimler Girebilir? Edebiyatın Sınırlı Kapılarına Bakış Cezaevinin demir parmaklıkları, dış dünyadan bir kopuşu, bir hapsoluşu simgelerken, içerideki mahkumların yaşamları da çoğu zaman birer anlatıdır. Edebiyat, bu hapsolmuşluk halini hem metaforik hem de somut bir şekilde işler. “Metris Cezaevi görüşe kimler girebilir?” sorusu, sadece bir soru olmaktan çıkar; insanlık, özgürlük, hapis, sosyal bağlar ve ayrılıklar üzerine derin bir edebi tartışmanın kapılarını aralar. Dışarıdaki dünya ile cezaevindeki dünya arasındaki geçiş noktasında yer alan bu soru, insan ilişkilerinin sınırlarını, yasaklarını ve arzu edilen özgürlüğü anlamamız için bir arayışa dönüşür. Peki, görüşe kimler girebilir? Bu soru üzerinden ilerleyerek, edebiyatın özgürlük, hapis…
Yorum BırakLiverpool Hangi Şehrin Takımı? Felsefe, insanın kendi varlığını, değerlerini ve dünyayı nasıl anlamaya çalıştığını sorgulayan bir disiplindir. Düşünürlerin, çeşitli çağlardan ve kültürlerden bakış açılarıyla şekillenen bu alan, hayatın her anında karşımıza çıkar. Bir futbol kulübünün, mesela Liverpool’un, hangi şehrin takımı olduğu sorusu da, başlangıçta sıradan bir soru gibi görünse de, derin felsefi sorulara kapı aralayabilir. Bu basit görünüşlü soru, aslında insan kimliği, aidiyet, etik ve bilgi üzerine zengin bir tartışma alanı yaratabilir. Bu yazıda, Liverpool’un ait olduğu şehri anlamaya çalışırken, etik, epistemoloji ve ontoloji gibi felsefi bakış açıları üzerinden futbolun ve kimliğin ne anlama geldiğini keşfedeceğiz. Ontolojik Perspektif: Liverpool’un Varlığı…
Yorum BırakBiyokütle Elektrik Santrali: Geçmişin Işığında Bugünün Enerji Çözümleri Tarihi anlamadan, bugün içinde bulunduğumuz çevresel ve teknolojik dönüşümleri doğru bir şekilde değerlendiremeyiz. Biyokütle elektrik santralleri, hem tarihsel gelişimin bir ürünü hem de bu gelişimin geleceğe dair sunduğu birer çözüm olabilir. Bu yazıda, biyokütle enerji üretiminin tarihsel sürecini, toplumsal dönüşümleri, önemli dönemeçleri ve kırılma noktalarını kronolojik bir bakış açısıyla ele alacağız. Elektrik üretimi, sanayileşme süreci ve çevresel kaygıların birleşimiyle şekillenen biyokütle santralleri, yalnızca bir enerji kaynağı değil, aynı zamanda insan toplumunun doğa ile kurduğu ilişkinin bir yansımasıdır. 1. Biyokütle Enerjisi ve İlk Kullanım Alanları Biyokütle, tarih boyunca insanlık için en eski enerji…
Yorum BırakBisiklet Vites Ayarı Nasıl Olmalı? Bir Felsefi Bakış Düşüncelerimizin akışı bazen bir bisikletin vitesinin geçişine benzer. Hızla ilerlediğimizde, bir vitesin değişmesi, hedefe ulaşmamızı ya da yolumuza devam etmemizi kolaylaştırır. Ancak her şeyin bir doğru ayar gerektirdiğini unutmamalıyız. Vitesin çok sert ya da çok yumuşak olması, hem bisikletin performansını hem de sürücüsünün rahatlığını etkileyebilir. Peki, hayatın vitesini nasıl ayarlamalıyız? Bisiklet vites ayarındaki ince dengeyi felsefi bir bakış açısıyla ele aldığımızda, bu küçük mekanik detayların arkasında etik, epistemoloji ve ontolojiyi nasıl bulabiliriz? Felsefi bir bakış açısıyla, bisiklet vites ayarını incelemek, bize daha derin sorular sordurabilir. Vites, bir sistemin dengesini sağlamakla kalmaz, aynı…
Yorum BırakBIMS Alırken Nelere Dikkat Edilmeli? Edebiyat Perspektifinden Bir Bakış Hayat bir roman, her adım bir paragrafa benzer; satırlar birbirine eklenir, kelimeler iç içe geçer, anlamlar çoğalır. Ancak bir romanı okumak gibi, doğru BIMS’i seçmek de derin bir düşünce ve dikkat gerektirir. Çünkü her iki durumda da, seçimlerimiz yalnızca yüzeydeki anlamla sınırlı değildir; bu seçimler, içinde bulunduğumuz dünyayı nasıl algıladığımızı, onu nasıl şekillendirdiğimizi ve bu dünyanın bizlere sunduğu olanakları nasıl değerlendirdiğimizi belirler. Peki, BIMS alırken gerçekten nelere dikkat etmeliyiz? Nasıl bir anlam katmanı aramalıyız? İşte, edebiyatın güçlendirdiği bakış açılarından yola çıkarak bu soruya cevap arayacağız. BIMS ve Anlam Yaratma: Bir Seçimin…
Yorum Bırak